Denize Doğru filminde Marsilyalı Deniz, ailesinin onu köklerinden uzak tutma çabalarına rağmen büyük halası Alev'in varlığını isimsiz bir paket sayesinde öğrenir. Bu paket, Deniz'i uzun süredir saklanan bir aile sırrının derinliklerine çeker. 1960'lı yılların İstanbul'unda, genç ve gizemli bir kadının, Alev'in hayatı mercek altına alınır. Aile hafızasından silinen bu figürün peşine düşen bir dedektif, geçmişin sisli perdelerini aralar. Araştırma ilerledikçe, unutulmaya yüz tutmuş bağlantılar ve Marsilya ile İstanbul arasındaki kültürel köprüler ortaya çıkar. Film, kimlik arayışı, aile bağları ve geçmişin bugüne yansımaları üzerine düşünceler sunar. Alexandre Büyükodabaş'ın Chris Marker'ın La Jetée'sinden esinlenerek çektiği bu ilk uzun metrajlı film, izleyiciye zaman ve mekan ötesi bir hikaye anlatır
Yorumlar (0)