Koşucu filminde, başarılı bir Londra avukatı olan Maia Marten'in dünyası sabah koşusu sırasında aldığı bir telefonla sarsılır. Oğlunun kaçırıldığını öğrenen Maia, onu geri almak için bilinmeyen bir gücün talimatlarına uymak zorunda kalır. Her emir, onu şehrin her yerinde durmaksızın koşmaya ve giderek artan tehlikeli görevleri yerine getirmeye zorlar. Kimseye güvenemeyen Maia, bu gerilim dolu kovalamacada yalnızdır. Saatler geçtikçe, bir annenin çocuğunu kurtarmak için ne kadar ileri gidebileceği sorgulanır. Film, Maia'nın hem fiziksel hem de psikolojik sınırlarını zorlayan bu çaresiz mücadeleyi mercek altına alıyor. İzleyici, Maia'nın her adımında gerilimi hissederken, onun kararlarının sonuçlarıyla yüzleşmesini izler
Yorumlar (0)