Bir Zamanlar Anadolu'da filminde, Anadolu bozkırının derinliklerinde geçen uzun bir cinayet soruşturması merkeze alınır. Gece boyunca savcı, komiser, jandarma ve doktordan oluşan bir ekip, Kenan ve Ramazan'ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Zanlı Kenan, Yaşar'ı gömerken sarhoş olduğunu, sadece top gibi bir ağaç ve bir çeşme hatırladığını belirtir. Bu belirsiz ipuçları, ekibi engebeli ve yılankavi yollarda, bitmek bilmeyen bir arayışa sürükler. Araba farlarının titrek ışığında kuru otlar savrulur, gölgeler büyür ve karanlık giderek koyulaşır. Soruşturma uzadıkça, karakterler arasındaki gerilimler ve gizemler yüzeye çıkar. Doktor, Arap Ali'nin “Çoluk çocuk sahibi olunca anlatacak bir hikâyen olur. Fena mı? Bir zamanlar Anadolu’da, dersin, ücra bir yerde görev yaparken işte başımdan böyle böyle olaylar geçti dersin. Anlatırsın yani masal gibi.” sözleriyle bir yandan olayın ağırlığını hissederken, diğer yandan bu yaşanmışlığın kişisel bir hikayeye dönüşeceğinin farkına varır. Film, bir cinayet vakasının ötesinde, insan doğasının derinliklerine ve Anadolu coğrafyasının zorlu gerçeklerine odaklanır
Yorumlar (0)